11 Temmuz 2012 Çarşamba

Ne oldu bize sevgilim?


Yine yazıyım dedim. Gece saat 02.28 seni düşünüyorum. İnternete girse de mesajıma cevap verse diye bekliyorum. Yanımda olsa da çeksem kokunu içime, sarılsam, öpsem doyasıya. Asla bırakmayacağıma yemin etsem. Korksam gitmenden, tutsam elini, baksam gözlerine, ağlasam yine. Bu sefer de yanında ağlasam. Korkudan ağlasam, aşktan ağlasam, senden ağlasam. Sarılsan "Korkma, ben burdayım" desen. "Sana bir ömür için söz veriyorum. Asla kalbimden çıkmayacaksın." desen. Yine yazsam ben. Sevgimizi anlatsam, insanlar kıskansa. Yine eski biz olsak. İlişkimizin heyecanı ne çabuk bitti. Oysa eskiden seni seviyorum derken içten söylüyorduk, hissediyorduk aşkı. Ne oldu bize sevgilim?

8 Temmuz 2012 Pazar

Canım sevgilim.


Bu akşam neler yaptım bakalım...
Sevgilimi(eski sevgilimi demek içimden gelmiyor.) facede ekledim. Yeni face açmıştım da. Her neyse üzüldüğünü biliyorum ayrıldığımız için. Ayrılmayı istemezdim ama mecburdum yani. Mecburdum ki ayrıldım. Sevdiğim halde ayrıldım. Herneyse konuya gelelim. Konuşmaya başladık, terslemeye falan başladı, onu üzmeye çalışıyodum ama yapamıyodum. Neyse oldu sanırım. Bana karşı kin besliyodur inşallah artık. Üzülmesini istemiyorum. Nefret bile edebilir, yeter ki üzülmesin. Çok seviyorum onu.

7 Temmuz 2012 Cumartesi

Özlüyorum.

Evet, evet anladım ki bugün senden ayrı kalamam. ama yaptım bir hata veya yaptın, farketmez. Sıkıldım demiştim galiba, korkma sevgilim sıkılmamışım, bir anlık öfke sadece o da sana değildi. Akıl almaz düşünceler var aklımda. Duygularım değişiyor durmadan. Korkuyorum sensizlikten ama alışmak zorundayım. Ne kadar istesem de seni, mecburum artık geri dönemem.Öfke besliyorum, kin besliyorum sana karşı. Eğer doğruysa duyduklarım diye kızıyorum sana. Üzüntü duyuyorum sensiz kaldığım için. Hep kalbimde ama yanımda olamadığın için. Mantıksızlık var. Durmadan düşünüyorum ne doğru kim haklı diye. Kalbim seni isterken beynim başkalarından yana Seni hala seviyorum, ne zaman sevmedim ki. Soğudum dediğim için de üzgünüm. Hep seninim ben. Sen de hep benim. Ruhum alışmış sana,yokluğuna dayanamıyor.Özlüyorum, çok özlüyorum. Sadece buraya yazabiliyorum işte. Senin görmeyeceğin, sıkıntımı anlatabildiğim tek yer. Aslında şu an umrunda bile değilim. Ama düşünmeden duramıyorum. Onca zamanımız geçmiş. İlerde bir süpriz olabilir. Hayat süprizlerle doludur. :)

5 Temmuz 2012 Perşembe

Asosyal.

Asosyal olmak yalnız olmak değildir. Çoğu insan asosyalliğin yalnızlık demek olduğunu düşünür. Yanılıyorsunuz. Asosyallik; arkadaş çevresi geniş olmayan insandır benim için. Arkadaş ortamlarında utanan kişidir. Dışarı çıkmaya üşendiğinden dışarı çıkmayan kişidir. İnternete hapsolmuş kişidir. Ama bu insanlar yalnız değildir. Arada da olsa dışarı çıkarlar, tek veya arkadaşıyla. Yani ben öyle yaparım. Evet ben asosyalim. Ve mutluyum. Kimseyle uğraşamayacak kadar bencilim. İnsanlarla konuşup eğlenemeyacek kadar mutluyum. Kendime yeterim ben. Birkaç kişiyle hayatımı sürdürebilirim. Arkadaş ortamında utansam da birebir sıcakkanlı ve içtenimdir, tabii gözüm tutarsa. Nasıl mutluysam öyle yaşamalıyım tabi ki. Kilolu mu hissediyorum, veririm. Kas mı istiyorum, yaparım. Kıyafet mi lazım, gidip en pahalısından alırım. Beni mutlu edecek şeyleri yaparım ben. Günlük tutarım, yazı yazarım, resim çizerim, müzik dinlerim, kitap okurum, yemek yerim, uyurum... Beni bunlar mutlu ediyor. Asosyal olup olmamam kimseyi ilgilendirmez. Tanımadan eleştirenleri de saçma buluyorum. Kimsenin ne dediğini umursamamak en iyisi. Gidip yüzüne gülerim, içten ve şeytani bir gülüş. Kafa dengim olmayanlarla da takılmam. Ki benim kafa dengim çok azdır. Belki de bu yüzden asosyalim. Ama seviyorum ben asosyalliği, rahatım.

İlk aşkım.

Evet. O benim ilk aşkımdı. Gözlerine bakınca kalbimin eridiğini hissettiğim, bir gülümsemesiyle içimi ısıtan adam. Aşk dolu tanışmadık. Sanal ortamda samimi olduk aslında. Ama buluşunca gözleri, gülüşü, kokusu, her şeyi beni benden aldı. Bir rüyadaydım sanki. Beni o kadar etkiledi ki bu çocuk benim olmalı, ben de onun diye düşündüm. Derken tekrar buluştuk, okulu kırdık. Sinema salonunun orada öpüşü hala aklımda. İlk öpücüğümdü benim. daha  sonra haftada 1-2 kere buluşmaya başladık. İlk sevgilimdi benim. Bir kere onu okulun kapısının önünde 2 saat beklediğimi biliyorum. Eskiden aşk yoktu benim için, hayatıma şimşek hızıyla birden giren o tatlı çocuk öğretti bana aşkın anlamını, özlemi, acıyı, nefreti, kıskançlığı ve daha bir çok şeyi. Her şey çok güzeldi. Birbirimizi öpmekten alamıyorduk kendimizi, dokunmaktan alıkoyamıyorduk ellerimizi, sevmekten vazgeçiremiyorduk kalbimizi, tutkuyu yaşıyorduk delicesine. Gözümüz aşktan kör olmuştu. Kimseyi göremiyorduk,  bir tek biz vardık, sadece biz. Bir ara bazı olaylar olmuştu. Kötü şeyler söylediğini duydum hakkımda. Bana karşı sunduğu bahane belki doğru belki yalan, bilemiyorum. Ama inanmıştım. Yine her şey güzeldi, aynı devam ediyorduk. Sonradan anladım ki bana o kadar çok yalan söylemiş ki. Hayır ben sadece yalan söylediğine kızıyorum, benden utandığına, çekindiğine. Ama bu beni kahretti, öldüresiye parçaladı bu. Günlerce ağladım, tişörtüme sinmiş kokusunu içime çekerek ağladım. Küfür ettim, sevdim, ağladım. Tek yapabildiğim şey o kahrolası nikotini içime çekerek ağlamaktı, düşünmekti. Baştan her şeyi düşündüm. Yaşadıklarımızı düşündüm, yaşayacaklarımızı... Ben hayal kurmazdım, hayal kurmaya onunla başladım. Şu an anlıyorum ki ağlamalarım gereksizdi, sevmem, öpmem, elini tutmam, gözlerine bakmam her şey gereksizdi. Artık hiçbir şey yaşamamış gibi eski yaşantıma devam edeceğim. Daha mutlu olcam. Kilo vereceğim, güleceğim, yeni arkadaşlıklar, yeni bir okul, yeni saç stili, yeni giysiler, yeni parfüm... Her şeyi yenileyeceğim. Sensiz nasıl mutluysam öyle olacağım. Sadece kendim olacağım. Her cümlemin sonuna yazdığım gibi "seni seviyorum" demeyeceğim sana. Ama her şeye rağmen sana çok teşekkür ederim yaşattıkların için.